13 ağustos 2015-- 2. gün
Hava sakin ve güneşli.
Sabah 10 gibi gürpınardan yola çıktık. Bu günkü hedefimiz Marmara Ereğlisi.
Uğrama ihtimalimiz olan limanları önceden “google earth” te inceleyip koordinatlarını haritalarıma kaydettim. Harita dediğim de “ google maps” ten yazıcıya aktardığım A4 ebadındaki sayfalar. Bunların üzerine bazı notlar yazarak aklım sıra iyice hazırlandım. Bakalım ne kadar iş görecekler ?
Yolu uzatmamak için Silivri sahiline yanaşmıyorum. Mümkün olduğunca direkt olarak M. Ereğli ye ulaşmak istiyorum.
Marmara Ereğlisi tamamen BOTAŞ ın hakimiyetinde gibi...
M.Ereğlisi haritada göründüğü kadar bize uygun çıkmadı. Galiba küçük balıkçı barınağını doldurup üzerini otopark yapmışlar. Birkaç balıkçı teknesi de mendireğin sağında kalan sığ kenara bağlanmışlar. Hemen yanında plaj başlıyor.
Biz de mendireğin solunda kalan boş bir yere demir attık. Hemen karşımızda çay bahçesi tarzında kafeterya gibi bir işletme var. Denize inen merdiveni bize de yarar diye düşünüyorum.
Tedbiri elden bırakmayıp yine mendireğin kayalarına halatla bağlanıyorum.
İnternette yaptığım araştırmalarda usta denizciler her zaman bunu tavsiye ediyorlar.
“Ne olursa olsun sahile koltuk atın”
Henüz bunun ciddiyetini kavrayamasam da mümkün olan her yerde sahile halatla bağlanmaya kararlıyım.
Demir atmak için güzel bir yer seçmişim. Bizden başka sadece mendireğe yanaşmış halde , irice bir dip tarama gemisi var. Sol tarafımızda biraz uzakta ise iskeleye bağlı bir kaç adet oldukça güçlü turuncu römorklar duruyor. Bunlar Botaş a gelen büyük tanker gemileri rıhtıma yanaştıran römorklar...
Yolumuz kısa olduğu için biraz erken gelmiş olduk, akşama epey vakit var.
Karşımızdaki kafeteryada “ balık ekmek “ yazıyor. Fırsatı kaçırmayıp balıkla karnımızı doyuruyoruz. Teknede her türlü mutfak imkânımız mevcut. Buzdolabımız, tüplü ocağımız, elektrikli ocak ve su ısıtıcımız... Seyahat etmediğimiz günlerde elektrik ocağını rahatlıkla kullanabiliyoruz.
Buzdolabımız zaten sürekli çalışıyor.
Kafeteryanın merdivenine botla ulaşıp kullanma suyumuzu takviye yapıyoruz. Akşam da sahilde yürüyüş yapıp dönüşte market alışverişimizi de yapınca keyfimiz daha da yerine geliyor.
-------------------------------------------------------------------------
14 ağustos 2015 3. gün
Sabah 10.30 gibi M. Ereğli den demir aldık.
İlk denizcilik dersimizi de liman çıkışındaki feneri geçip sağa dönerken aldık.
Çıkışta sağdaki sığlık fenerine oldukça uzak geçmek gerekiyormuş. Sağ taraftaki burun adeta denizin içinde 100 mt kadar daha sığlık şeklinde devam ediyormuş.
Salmayı kayalara çarptık. Alttan gelen gümbürtü bizi fena korkuttu.
Çarpmanın etkisiyle salmayı tutan 4 koldan ikisi bükülmüştü.
Aldığımız ilk ders sığlık fenerlerinin uzağından geçmek olacak.
İkinci ders ise şu oldu;
Tam fenerin yanından geçerken uzaktaki balıkçı teknelerinden birisi bize doğru el kol hareketleri yapıp bir şeyler söylemişti. Fakat biz ne söylediğini kime söylediğini anlayamadık. Zaten bir kaç saniye sonra da dibe vurduk. Demek ki etrafta birileri heyecanla el kol hareketi yapıp birşeyler söylerse dikkate alınacak !!!
Salmamız seyyar olduğu için elimizle yukarı çekebiliyoruz fakat epeyce sıkışmış. Yukarı çekmek için epeyce zorlandık. Ben kurtulabilmek için ileri geri küçük manevralar yapmaya çalışırken eşim salmayı çekebilmek için çok efor sarfetti. Allah yardım etti, kurtulup yola devam edebildik.
Kumbağ'a doğru yola devam ederken akülerin şarjında bir sorun olduğunu farkettim. Beklediğim seviyede panellerden enerji alamıyoruz. Elektronik mühendisi olmam ve imalat+tamirat konularındaki tecrübelerime güvenerek günlük yaşantımızda pek çok arızaya müdahale edebilme şansımı sık sık kullanıyorum.İncelemelerim sonucunda görüyorum ki hem panellerde hem de şarj kontrol cihazlarında sorun var. Şarj kontrol cihazlarımız aşırı ısındığı için zaman zaman dinlenmeye geçiyorlar. Bu ilk sorunumuz. Bu ilk sorunu çözmek için karşımda bizi serinletmek için kullandığım küçük vantilatörü cihazlara doğru yönelterek iyi sonuç alıyorum. Şimdilik bu ilk sorunumuz çözüldü gibi...
İkinci sorunumuz olan panellerin yarım güçte çalışmasını çözebilmem için bazı panelleri değiştirmem gerekecek fakat şimdilik bu imkân yok. “Kervan yolda düzülür “ derken yedek panelleri almayı unutmuşuz. Şimdilik böyle idare edeceğiz.
Ben ki; yedekli çalışmaya çok önem veririm. Mümkünse herşeyin yedeğini bulundurmaya çalışırım fakat aşırı güvenden olsa gerek yedek panel almayı unutmuşum.
Her neyse; Allah çaresiz dert vermesin. Çaresi olan şeylerden korkmuyoruz.
Kumbağ'a oldukça erken varıp limana girmeden biraz uzak sahilde denizin tadını çıkartıp akşama doğru barınağa giriyoruz.
Gece sorunsuz geçti. Eşim ve ben tedirgin uyuduğumuz için ara sıra uyanıp kontrollarımızı yapıyoruz. O benden daha tedirgin ve dikkatli.